İRTİFA ÇEMBERİ EĞİTİMİ ve RİSKLERİ

Hipobarik çemberde uçuculara efektif bir maliyetle ve güvenli bir şekilde, basınçsız uçaklarda karşılaşabilecekleri fizyolojik yönden kısıtlamalar ve yaşam destek ekipmanlarının kullanımı hakkında eğitim verilmektedir. Fakat bu eğitimler gerçekten zorunlu mu ve sağlık yönünden potansiyel riskleri nedeniyle uygulamaya değer mi soruları güncelliğini korumaktadır.

NATO askeri uçucularında temel ve tazeleme olarak irtifa çemberinde fizyolojik eğitimler standart olarak uygulanmaktadır. FAA için bu gibi eğitimler gerekli değildir. Siviller irtifa çemberinde deneyim yaşamazlar. Yine de genç ticari ve kurumsal havayolu pilotlarının irtifa çemberi deneyimi yaşaması zahmete değerdir, çünkü askeri pilotlar için bu eğitimlere devamlı gereklilik duyulmaktadır. Benzer bir şekilde genel havacılıkta profesyonel pilotlar için bu eğitimlerin alınmış olması tercih edilmektedir.

Hipoksi, faydalanılabilir bilinç zamanı ve rapid dekompresyon gibi problemlerin anlaşılabilmesi için irtifa çemberi eğitimleri uçucular için gereklidir. Oksijen maskesinin doğru kullanımı, basınçlı solunum teknikleri, maske takılıyken iletişimin nasıl yapılacağı, valsalva manevrası teknikleri ve kulakların nasıl açılacağı, hipoksi semptomlarının yaşatılarak gösterilmesi, rapid dekompresyonun tecrübe edilmesi, klostrofobisi olan uçucuların ortaya çıkarılması; östaki tüp disfonksiyonu ve paranazal sinüs problemlerinin tespit edilmesi, bilimsel araştırmalar ve özel sağlık değerlendirmeleri gibi uygulamalar irtifa çemberinde yapılabilmektedir.

İrtifa çemberi eğitimi, önemi değişik derecelerde olmakla birlikte bazı sağlık problemlerine sebep olabilmektedir. Bu problemler gaz genişlemesi sendromları, hiperventilasyon, serebral hipoksi, dekompresyon hastalığı ve pnomotoraksı kapsar.

Barotitis media: irtifa kaybederken valsalva manevrasının doğru yapılması ile orta kulakta basınç eşitlemesi uygun yapılırsa bu problem ortaya çıkmaz. Eğitim esnasında manevra denemelerle ve hatalar yapılarak da olsa öğrenilmiş olur. Gerçek uçuşta eğitim almayanlarda bu durumla ilk defa karşılaşıldığında inkapasitasyon potansiyeli yüksektir.

Barosinüzit: öğrenci uçucularda irtifa eğitimleri sırasında %1-2 oranında sinus problemleri saptanmaktadır ve bu problemler gerçek uçuş başlamadan ilaç veya cerrahi tedavilerle düzeltilebilmektedir. Eğitim esnasında şiddetli bir sinüs ağrısı problem için bir sinyal vermektedir.

Abdominal gazlar: gastrointestinal bölgedeki gazlar irtifa yükselmesi ile birlikte basınç düştüğünden genişler. Karın bölgesinde rahatsızlık hissi oluşabilir.

Rapid dekompresyon sırasında pulmoner gazların genişlemesi: eğitim sırasında rapid dekompresyon meydana geldiğinde soluk tutmak veya yutkunmak tehlikelidir, akciğerlerde aşırı basınç artması ile travmatik pulmoner yırtılma ve kollaps meydana gelebilir. Bu durum hızla ve dramatik bir şekilde pnomotoraksla sonuçlanır. ABD Hava Kuvvetlerinde irtifa çemberinde Rapid dekompresyon eğitimi sırasında 8 pnomotoraks vakası ile karşılaşılmıştır. Deniz Kuvvetleri ise bu eğitimi tehlike potansiyeli yararından fazla olduğu düşüncesiyle kaldırmıştır.

Hiperventilasyon: Anksiyetinin ne zaman normal kabul edilebileceği tam olarak bilinemez. Özellikle öğrenci pilotlarda anksiyete bilinen bir gerçektir. Ağız ve burun üzerindeki alışıldık olunmayan bir maskenin varlığı uyumsuzluğa neden olur. İlk uçuşlar sırasında kişisel olarak air sickness ya da sinirlilik halinin oluşması sürpriz olmaz. Birkaç uçuş deneyiminden sonra anksiyete düzelmektedir. İrtifa çemberi eğitimleri pasif bir deneyimdir. Tecrübeli pilotlar çoğunlukla bu eğitimden hoşlanmazlar. Öğrenci pilotlar eğitimde anksiyete atağı yaşadıklarında uçuş adaylığı konusunda sıkıntı doğabileceğinden biraz zorlanırlar. Aslında havacılıkta sadece yolcuların hiperventilasyon yaşayacağı, pilotların yaşamayacağı inancı vardır. Fakat pilotların irtifa çemberinde yolcu konumunda oldukları unutulmamalıdır.

Anksiyetenin provake ettiği bu durum her pilotta meydana gelebilir, hiperventilasyon hayatın bir gerçeğidir. Çember eğitimleri, acil durumlara ve stresin normal fizyolojiyi yıpratmasına karşı pilotu daha adapte duruma getiremez.

Hipoksi eğitiminin bir parçası olarak kazalar: 1977-1988 yılları arasında ABD deniz kuvvetlerinde hipoksiye bağlı olarak 69 kaza meydana gelmiştir. Bu kazalardan 3 tanesi şiddetli ve A sınıf kaza kategorisindedir. 25.000 ft. İrtifada 20 yıllık sürede, 17-20 bin uçucunun eğitim gördüğü ABD Deniz Kuvvetleri irtifa çemberinde 5 kişide hipoksi problemleri ortaya çıkmıştır. Uçuşta hipoksi meydana geldiğinde ilk hangi semptomun ortaya çıkacağı önceden kestirilemez. Bazen ilk semptom bilinç kaybı olabilir. Çember eğitiminde güvenli ortamda uçuculara semptomlar öğretilerek, gerçek uçuşta tüm semptomlara karşı uyanık olmaları sağlanmış olur.

Dekompresyon hastalıkları: Gerçek uçuşta ABD Deniz Kuvvetlerinde 20 yıllık bir periyotta 12 uçakta toplam 15 uçucuda dekompresyon hastalığı ile karşılaşılmış ve bunlardan 2’si hiperbarik oksijen tedavisine alınmıştır. Bu hastalığı bağlı kaza meydana gelmemiştir. Hava Kuvvetlerinde ise 26 yıllık bir sürede 34 kişi dekompresyon hastalığına yakalanmıştır. Rapor edilenler göze alındığında dekompresyon hastalığı oranları düşüktür. 18.000 ft. İrtifa üzerine çıkıldıkça risk de artmaktadır. İntravasküler nitrojen kabarcıkları nedeniyle; eklemler, beyin, serebellum ya da beyin sapı, spinal kord ve akciğerlerde dolaşım bozulmakta ve semptomlar ortaya çıkmaktadır.

İrtifa çemberi eğitimlerinde ise dekompresyon hastalığı basit bir problem değildir. Konuyla ilgili yapılan 30 yıllık çalışmalara bakıldığında ortalama her 1000 eğitimde 1 dekomresyon hastalığı vakasına rastlanılmaktadır. Eğitimdeki risk gerçek uçuşa oranla 3 kez daha fazladır. Vakaların %75-85’inin yaşamı tehdit etmediği, ¼’ünde tedaviye gerek duyulmadığı, %15-25’inde morbidite ve mortalite riski olduğu gözlenmiştir. Potansiyel risk faktörleri olduğunda dekompresyon riski 1/300 oranlarına kadar yükselebilmektedir. Bu risk faktörleri arasında; uçuş öncesi egzersiz, uçuş sırasında efor, dehidratasyon, hipoksi, menstruasyon, sabah uçuşları, yüksek irtifa, hızlı yükselme oranı, öncesinde yüksek irtifa uçuşu, 24 saat içinde scuba dalgıçlığı, 40 yaş üzeri olmak, kilo fazlalığı, alkol kullanımı, soğuk, bayan cinsiyet, yakın zamanda immunizasyon, uzun süre irtifada kalmak, tekrarlayan irtifa maruziyeti ve denitrojenizasyon yapılmaması sayılabilir. Çember eğitimi öncesi 30 dakika süreyle %100 oksijenin maskeyle solunması dokulardan ve akciğerden nitrojenin uzaklaştırılmasını sağlar.

Sonuç olarak irtifa çemberi eğitimlerinde ear block (barotravma) ile sık karşılaşılabilmekte ve dekompresyon hastalığı eğitimler için asıl tehlikeyi oluşturmaktadır.